ana sayfa hakkımızda geçmiş etkinlikler şiir festivali

 

Kapılar Açılıyor...

  Tarih ve Toplum Enstitüsü geniş alanlı bir stratejik düşünce kurumudur. Akademik disiplinler arası bağları güçlendirmek, tarihi ve güncel sorunlara geniş kapsamlı açılımlar getirmek, en nihayetinde yeni bir uygarlık projesinin temsilcisi olmak iddiasındadır.

  Enstitünün kendine belirlediği misyon, iki boyutta tanımlanmaktadır. Birincisi, toplumsal mücadelelerin perspektiflerine ilişkindir. Sovyetler Birliği'nin yıkılması ve saldırganlığı giderek ürkütücü bir hal alan global sermayenin dünyada belirleyici hale gelmesi, bizleri barışın, özgürlüğün ve toplumsal adaletin belirleyici olduğu bir toplum projesi üzerine yeniden düşünmeye sevk etmektedir. Bu anlamda, Sosyalizmin 200 yıllık umut ve idealleri hala canlılığını korumaktadır; bize düşen, geçmişin tüm deneyimlerine eleştirel bir bakışla sahip çıkarak bu umudu, yeniden düşünülmüş bir toplumsal teoriyle mücehhez kılmaktır.

  Bu, bizi enstitümüzün misyonundaki ikinci boyuta götürmektedir. Marksizm dahil, tarih ve toplum bilimlerinin çıkış noktaları Avrupa'dır ve bugün durdukları yer itibariyle, bütün evrensellik iddialarına karşın, yerelliklerini korudukları yönünde sayısız belirti vardır. Tarih ve Toplum Enstitüsü, öncelikli olarak Batı düşüncesinin, bir yandan egemenlerin sınıfsal bakışıyla, diğer yandan bir kıta ırkçılığı ile malül benmerkezli okumalarını sorgular ve eleştirir. Avrupa bakışlı olmayan bir düşünsel duruşun bize yüklediği en somut görev ise, kendi toprağımızdan başlayarak biraz daha fazla Doğu'ya bakmaktır. Gerek Batı'lı, gerekse onların yörüngesindeki yerli egemenlerin kitlelerin hafızasından silmeye çalıştığı Doğu'nun (bu arada da Anadolu'nun) kültürel hazinesi, tüm değerleri ve tüm zaaflarıyla keşfedilmeli, tanınmalı ve bilince çıkarılmalıdır. Teoride de, politikada da, tutarlı bir evrenselliğe ulaşmanın başka yolu yoktur. Asırlar süren mücadelelerin ardından Doğu kaybetmiştir ve komplekslidir; Batı ise kazanmış ve kibirli. Kompleksi ve kibiri kaldırmak ve tartışmayı özgürleştirmek bizler için şarttır.

  İki boyuttan, yani global kapitalizmi aşma ve Doğu'yu yeniden kazanma ihtiyacından hareket eden Enstitü, Avrupa ve Doğu kökenli zihinsel kalıpların dışında, tüm dünya için yeni, kapsayıcı, ve açık bir uygarlığın gerekliliğini savunur.

  Bu doğrultuda bir geleceğin temellerini bu sefer tüm insanlık için, bölgesel olmayan bir medeniyet vizyonuyla ilişkilendirerek önermek olağanüstü önemde bir görevdir. Enstitü bu ihtiyacı temsil eder ve bu ihtiyaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürür. Bu doğrultuda akademik, politik ve felsefî araştırmalar, tartışmalar, paneller, seminerler düzenler. Sanat ve edebiyatın tüm kollarındaki açılımları destekler, bu doğrultuda kurslar, atölyeler programlar, yayınlar yapar.

  Tarih ve Toplum Enstitüsü, bu anlamda, yerel olarak bu coğrafyada doğmuş, ama amaçları açısından evrensel hedefleri olan, düşünsel bir yenilenme hareketidir.

  Enstitü bu yenilenme görevini tanımlarken, geçmişin tüm ön yargılarından uzakta ve klâsik politik ayrımların üzerinde hareket etmenin önemini saptar. Bu anlamda, siyasi görüşü ve duruşu ne olursa olsun, birikimiyle bu çerçeveyi aydınlatacak herkesin katkısına kendini açık görür ve bunu ilan eder.
Geçmişin tüm toplumsal mücadelelerinin insanlık için yarattığı birikime ve kazanımlara kıskançlıkla sahip çıkarak, bu mücadelelerden yeni dersler çıkarmanın ve tarihi yeniden, bu topraklarda yazmanın bizim açımızdan artık zamanı gelmiştir.

  Tüm arkadaşlarımızı, bu zorlu ve bir o kadar da iddialı, ama hepimiz için hayatî önemde olan düşünsel serüvenin heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz.

 


ana sayfa hakkımızda geçmiş etkinlikler şiir festivali


 

© 2007 - Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitüsü